Anasayfa gelbaba Gelbaba Portal gelbaba Kripto Para gelbaba Web 3.0 Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Web 3.0 Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Kripto Para
5 Ocak 2022 Çarşamba
Web 3.0 Hakkında Bilinmesi Gerekenler

İnternet ile world wide web, kısaca WWW veya web sıklıkla karıştırılsa da kesinlikle aynı şey değiller. TCP/IP protokolü yoluyla birbirleriyle bağlanmış ağların meydana getirdiği global sistem iken, web dediğimiz Uniform Resource Locators yani adres olarak bildiğimiz URL’ler tarafından tanımlanan belge ve diğer kaynaklara ulaşmamızı sağlayan bilgi sistemine deniyor.

Web 3.0 Nedir?

Web tabii ki ihtiyaçlar, beklentiler ve teknolojik ilerlemeler doğrultusunda başladığı noktada pek de durmadı. Bilim insanı Tim Bernes-Lee ile Robert Cailliau’nun icadı olan bu sistem doğduğu tarihten 2 sene sonra halka açıldığında, HTML ile kodlanmış statik sayfalardan ibaretti. Bu aşaması çoğu kullanıcısının içerik üreticileri değil tüketicilerden ibaret olan web’e web 1.0 deniliyor. 1991 ile 2004 arasına tarihlenen bu versiyon, dev şirketlerin öncüsü olduğu kullanıcının ürettiği içeriğin odağında olan “canlı” sayfalara yerini bıraktığında Web 2.0 ortaya çıkmış oluyordu.

Bir platform olarak web insanlara düşündüklerini, yaşadıklarını, uğraşılarını, kısacası dışa vurabildikleri ne varsa, önemli olsun olmasın, paylaşmaya, beğeniye sunmaya yarıyor ve bunu da sosyal medya servisleri, bloglar, wikiler gibi bu dönemle adı anılır oluşumlar yoluyla gerçekleştiriyor. Tabii ki bu innovasyonlar, bu -cin fikirleri- ortaya atıp büyütebilen organizasyonları “Big Tech” diye tabir edilen ve Web 2.0 ile neredeyse eşanlamlı dev şirketler haline getirdi.

Tabii ki istekler ve talepler de evrim geçiriyor, özellikle internetin hem hükümetler hem de biraz önce bahsettiğimiz teknoloji devleri tarafından kontrol edilir hale gelmesinden yeni bir web beklentisinin oluşması gecikmedi. Daha özelleştirilebilir, bir kullanıcı olarak sizi dinleyip anlayan, merkezi bir denetimin olası baskıcı ve engelleyici uygulamalarından uzak bir web deneyimi artık internet kullanıcılarına çekici gelen şeyler.

Tabii bu fikirlere öncü olacak teknolojiler lazımdı ki o noktada da beklenmedik şekilde Bitcoin ile beraber ortaya çıkan kripto para teknolojileri, bilhassa blockchain (blok zincir) yenilikleri imdada yetişti. Özellikle kişisel bilgilerin güvenliği ve ifade özgürlüğünün teminatı anlamında kullanılabilir olan blok zincir teknolojisi üzerinden merkeziyetsizleştirilmiş defter teknolojisi (DLT) ile gerçekliğe kavuşması beklenen bu yeni versiyon için henüz kat edilecek epey yol var.

Web 3.0 Özellikleri Nelerdir?

Web 3.0'ı daha iyi anlamak için ayrıcalıklı özelliklerini daha yakından inceleyebiliriz.

Semantik Web

Semantik Web Web 3.0 aslında spot ışıkları altına gelmeden çok önce web’in babalarından Tim Bernes-Lee tarafından ortaya atılan “semantik web” kavramının diğer adı olarak duyulmaya başlanmıştı. Tanımları farklı olsa da sıklıkla Web 3.0 ile iç içe algılanan semantik web, World wide web’in standartlarını belirleyen uluslararası organizasyon olan World Wide Web Consortium (W3C) tarafından, web’in makinalarca okunabilir hale getirilmesini hedefleyen bir uzantı olarak tanımlanıyor. “Semantik”, yani anlambilim, sözlük anlamıyla “atıf, anlam ve hakikat üzerine yapılan çalışmalar”a deniyor.

Farklı alanlar için farklı çalışma konularına işaret edebilen multidisipliner bir kavram olarak semantik ise web söz konusu olduğunda makinaların anlam verebileceği bir yapının inşasına tekabül ediyor. Semantiğin verilere gömülebilmesi için Resource Description Framework (RDF) ve Web Ontology Language (OWL) gibi teknolojiler kullanılmakta. Metadata adına bunlar söz sahibi oluyor.

Bilgisayar ontolojisi, örneğin, kavramları, unsurlar arasındaki ilişkileri nesnelerin kategorilerini belirleyebiliyor. Bu gömülü anlamsallık, veriyi anlamlandırma ve heterojen veri kaynaklarıyla çalışabilme konusunda ciddi avantajlar sağlıyor.

W3C, semantik web için “ verinin uygulama, kuruluş ve topluluk sınırları ötesinde paylaşılıp tekrar  kullanılabilmesini sağlayan ortak bir çerçeve sağlar” tanımını yaparken, bu konuda en büyük desteği yukarıda bahsettiğimiz RDF teknolojisinden aldığını belirtmek gerek. Bu sebeple RDF farklı içerik ve bilgi uygulama ile sistemleri arasında bir bütünleştirici görevi görüyor.

İsim babası Tim Berners-Lee tarafınca makinalar tarafından işlenebilir bir veri ağı – yani aslında içerdiği anlam makinalarca okunabilir olan bir ağ olarak tanımlanan semantik web’e şüpheyle bakanlar ne kadar uygulanabilir olduğuyla ilgili eleştirilerini yükseltirken, destekleyenler ise kütüphane ve bilgi bilimi, biyoloji sosyal bilimler araştırmalarındaki uygulamaların, konseptin gayet de çalışır olduğunu kanıtladığını iddia ediyor.

2013 itibariyle 250 milyon web sitesinin 4 milyonu aşan bir kısmı semantik web biçimlemesine sahip olmasından hareketle, eleştirileriler birkaç başlık altında toplanıyor. Bunlardan en göze çarpanı uygulanabilirliği üzerinde yoğunlaşıyor. Semantik web biçimlemenin, semantiğin doğası itibariyle mühendislik isteyecek bir bilgi isteyeceği, bilginin sürekli değişen doğasının yaratacağı zorluklar ve kimi sayfaların semantik web arama motorlarını manipüle etmek adına sitenin içeriğiyle ilgisiz metadata içerebilmesi gibi pratik sıkıntıların önemli bir engel teşkil ettiği düşünülüyor.

Öte yandan, tam da Web 3.0’ın istediğinin aksine, FOAF dosyaları ve jeolokasyon metadatalarının okunabilmesi yoluyla hükümetlerin bireyler üzerindeki kontrol ve sansür kapasitelerinin artması ihtimali de can sıkıyor. Her ne kadar çözümlenebilir gözükse de hem insan hem makine tarafından okunabilir çıktıların oluşturulmak zorunda olması da semantik web’in önündeki bir başka çukur addediliyor.

Artık, Web 3.0’ın önemli bir parçası olarak işlev görecek olan semantik web, örnek vermek gerekirse, söz dizilimlerinden bağımsız olarak birbirinden farklı gözükse de iki cümle arasındaki anlamsal ve duygusal yakınlığı akıllı makinaların çözebilmesine olanak vererek daha hızlı ve kişiselleştirilmiş bir deneyimin yapıtaşlarından olacak.

Yapay Zeka

Akıllı makinalar demişken Web 3.0’ı arzu ettiği yere getirecek en önemli bileşenlerden yapay zekadan bahsetmemek imkansız. Makinaların gösterdiği zeka olarak özetlenen yapay zekanın yapaylığı, zekayı insanlar, hayvanlar gibi canlıların doğal zekaları gibi doğuştan edinmemiş olmalarından kaynaklanıyor. Bu neyi değiştirir, önümüzdeki on yıllarda anlamsızlaşacak gibi dururken, bu alana aynı zamanda akıllı özneler üzerine yapılan çalışmaların alanı da deniyor.

Özerkiyle harekete geçebilen, çevresinin farkında olan ve oluşan şartlara göre reaksiyon gösterebilen, performansını artırmak için bilgisini kullanan veya öğrenebilen özneler zeka sahibi olarak tanımlanıyor.

Bağlamsal olarak 1956’dan beri bizimle beraber olan yapay zekanın kullanım alanları arasında arama motorları, tavsiye sistemleri, insan konuşmasının algılanması, kendi kendini süren otomobiller, karmaşık oyunlarda karar verme ve rekabet edebilme kapasitesi gösterebilme bulunuyor. Tabii makinaların bu konudaki yetileri arttıkça bu kapsam sürekli kabuk değiştiriyor, eskiden anlamlı bulunan görevler artık standart veya basit hale gelince yapay zekayı işaret eden görevler listesinden çıkıyor. “Yapay Zeka Etkisi” olarak adlandırılan bu fenomene örnek olarak optik karakter tanıma (OCR) gösterilebilir, çünkü OCR artık rutin bir teknolojiye dönüşmüş ve zekayı tanımlamakta önemini yitirmiş durumda, aynı bir insanın zekasını tanımlamak için yorulduğunda bir sandalyeye oturmasını kullanmayacağımız gibi.

Öğrenmekten bahsettik çünkü bu zeka göstergelerinin en önemlilerinden. Web 3.0'ı size özel kılacak akıllı makinalar için olmazsa olmaz bir kapasite bu. Deneyim yoluyla algoritmaların otomatik olarak geliştiriliyor olmasına dair yapılan çalışmalar makine öğreniminin alanını oluşturuyor.

Gözetimsiz ve gözetimli öğrenme olarak iki ana yaklaşım altında toplanabilen yöntemlerle “akıllanmaya” çalışan makinalar günün sonunda girdi ve çıktılar arasında ilişki kurarak anlam yaratabiliyor ve bu anlamların sizin için “anlamlı” olup olmayacağına karar veriyor – en azından Web 3.0 kapsamında bu böyle.

Web 2.0’ın benzer yetenekleri bulunsa da hala ciddi anlamda insan temelli bir yapıya sahip bu da hatalara ve suiistimallere ziyadesiyle açık saha bırakıyor. Bunların arasında ürün incelemeleri, sahte reytingler gibi karar almamızda sahici etkisi olan faktörler bulunuyor.

Mevcut web yapısında herhangi bir ürün/marka değerlendirme ortamında yeterince kararlı bir şirketin bir grup katılımcı ayarlayarak marka veya spesifik bir ürünleriyle ilgili negatif görüşleri manipüle etmesi yahut var olmayan bir olumlu dönüt kampanyası oluşturması ihtimaller arasında bulunuyor.

Benzer bir senaryoda Google’ın yapay zeka sistemleri, Robinhood uygulamasına yapılan 100 bin civarında olumsuz yorumu kaldırmıştı. Çünkü bu yorumlar, Gamespot trading tartışmaların alevlendiği bir dönemde uygulamaya yönelik yapay bir ortak teşebbüsün sonucu olarak ortaya çıkmıştı.

Daha iç açıcı bir örnek vermek gerekirse, Web 3.0’a yükseltilmiş bir web deneyimi size şu güzelliği sunacak: Normal şartlarda bir tatil planladığınızda doğru havayolu, otel, gezi rotasını ortaya çıkarmak saatleriniz belki günlerinizi alabilecekken sizi tercihleriniz doğrultusunda öğrenerek tanıyan yapay zeka, sizin için en keyifli ulaşım, rota, barınma paketini oluşturup beğeninize sunmuş olacak. Bu açılardan düşünüldüğünde web 3.0 konformistler için muazzam bir deneyim olacağı ise aşikar.

3D Grafikler

İki boyutlu olan evrende üç boyutlu tasarımlar oluşturulmasını ve bunların görüntülenebilmesini anlatan 3D grafikler, Web3'ün sanat boyutunu ele alıyor. Sanal bir dünyanın yaratılmasının akla yatması ve gözle görülmesi için tabii ki bir derinlik gerekiyordu ve 3D grafikler ile bu sağlandı. Özellikle sanal dünyada Web 3.0'da yaratılacak olan evrene estetik ve kelimin gerçek anlamıyla gerçeklik katacak bu özellikle oyunlar ve akla gelen her şey daha büyüleyici olacak.

Nesnelerin İnterneti

Web 3.0’ın size vadettiği özelleştirme ve merkeziyetsizleştirme gibi imtiyazların bunu sağlayacak makinalar olmadan gerçekleşmesi imkansız. Yapay zekaya sahip bu makinaların ise aynı zamanda birbirleriyle de iletişime geçebiliyor olmaları ise öğrenme ve yorumlamanın vazgeçilmez bir bileşenini oluşturuyor. İşte nesnelerin interneti tam olarak bu, sensörlerle donatılmış, işlem kabiliyetine yazılıma ve ilgili diğer teknolojiler gömülü olarak gelen ve ister internet ister diğer ağlar yoluyla benzer diğer aygıt ve sistemlerle iletişime geçebilen fiziksel nesne veya nesne gruplarını tarif ediyor.

Nesnelerin interneti aslında Web 3.0’ın daimlik olarak tarif edilebilecek özelliklerinden birine temas ediyor. Çevirisi hayli zor bu tabir aynı anda, her yerde bulunabilme kapasitesi için kullanılıyor. Instagram’da biraz önce paylaştığınız fotoğraf, profiliniz herkese açıksa eğer artık internet deryasında.

Coğrafyadan ve erişim zamanından bağımsız olarak internete bağlanabilen herkesçe erişilebilir durumda. İşte fotoğrafınızın “daimlik” tarifine çokça uyduran durum tam olarak bu oluyor. Tabii fotoğrafı görüntüleyebilen cihazlarla sınırlı olunca bu durum, Web 3.0’ın talep – veya vaadini – tam olarak karşılamıyor. Web 3.0’ın getirdiklerinin her yerde, her zaman hazır bulunabilmesinde nesnelerin internetinin rolü yadsınamaz.

World wide web üzerinde bilgisayarları tespit edip birbirleriyle iletişime geçmelerini sağlayan İnternet protokolünü (IP) kullanan bu aygıtlar böylelikle geleneksel bilgisayarlar gibi birbirleriyle veri paylaşacak. Bu sayede aygıtların gerçek zamanlı raporlama yapması, verimliliklerini artırarak olan bitenle ilgili yapılması gerekenlerde insan faktörünün en aza indirilmesi veya elimine edilmesi hedefleniyor. Bu kapsama, tahmin edeceğiniz üzere, akıllı aygıt sayabileceğimiz her cihaz giriyor – alarm sistemleri, akıllı saatler gibi giyilebilir teknolojiler, evinizdeki modem, akıllı hoparlörler, buzdolabınız, kahve makineniz ve daha niceleri girebilir.

Doğru zamanda doğru çıktının kontrol etmeye gerek kalmaksızın ulaştırılması, sensörler yoluyla olası yoğunluk veya kazaların sürücülere önceden bildirilebilmesi yahut dolmuş çöpler konusunda ilgili birimlerin bilgilendirilerek müdahale edilmesi gibi hayal edilmekle sınırlı işlevlerin kapısının açılması anlamına geliyor.

Aynı şekilde topladığı verileri, ilgili eşyayı satın aldığınız markanın ilgili birimine raporlamak yoluyla bir arızanın gerçekleşmeden önlenmesi gibi baş ağrınızı ziyadesiyle azaltacak Web 3.0 kullanımları da örneklenebilir. Fakat böylesi senaryolar ister istemez gizlilik ile ilgili endişeleri de beraberinde getiriyor – ki bu hiç de hafife alınmaması gereken bir endişe.

İnternette sesli komutla çalışan meşhur akıllı ev yardımcılarıyla ilgili en büyük sıkıntının hangi verilerin hangi zamanda Big Tech serverlarının bir yerinde depolandığını bilemiyor olduğunuza dair onlarca tecrübeye rast gelmişsinizdir. Web 3.0’ın başından beri ortadan kaldırmaya çalıştığı şeylerden biri zaten hükümet yahut dev şirketlerin verilerinize sizin boyutlarını bilmediğiniz şekilde erişip istedikleri gibi işliyor olmaları.

Web 3.0 Kullanmaya Çalışan Kripto Paralar

Bu muazzam yeni dünyadan bahsederken, hepimizde büyük merak uyandıran Web 3.0 coinleri hakkında söz etmeden konuyu kapatmak imkansız.

Holo Chain

Web 3.0 tokenleri arasında ilk sırada bahsedeceğimiz Holo (HOT) 2018 yılında ERC-20 tabanında üretilmiştir. Her bir kullanıcısına kendi zincirini verip, ayrı ayrı bileşenlerin bir araya getirilmesiyle veri bütünlüğü sağlayan protokolü Web 3.0 ile birleşince tüm kesimler tarafından büyük ilgi çekmiş ve uzun vadeli yatırımcıların gözdesi haline gelmiştir. İşlem hacmi ile de yine diğer Altcoinler arasından sıyrılmayı başarmıştır.

STX

Web 3.0 Stacks token yine piyasaya sürüldüğü andan itibaren balinaların dikkatini çekmiş ve işlem hacmi ile artık küçük yatırımcıların da tercih ettiği bir token olmuştur. 2017 yılında ilk olarak işlem gördüğü dijital para piyasalarında halen popülaritesini korumaktadır.

NEAR

Proof of Stake üretimi ile madencilerin gözdesi Near Protocol de bir Web 3.0 teknolojisine sahiptir. İlgililerin ismini mutlaka daha önce duymuş olacağı Alex Skidanov ve Illia Polosukhin'in merkeziyetsiz bu projesi kripto para piyasasını gelecek olarak görenlerin favorisi olmuştur.

HNT

Web 3.0 Helium tokenden bahsetmeden geçilemez! 2019 yılında piyasa sürülen ve aynı tarihte işlem gören HNT çok kısa bir sürede kendini borsasına ve yatırımcısına kanıtlamıştır. Block chain ağına dahil ve işlem hacmi en yüksek bu kriptonun geliştiricileri de sektörün en bilinen ve saygı duyulan isimleri arasında yer alıyor.

DIA

Merkeziyetsiz bir varlık olarak DIA web 3.0 coinleri arasında bilinen bir diğer popüler tokendir. DIA çok çeşitli kaynaklardan aktarılan  çeşitli verileri farklı finansal DApps'lar oluşturarak, güvenilir ve doğrulanabilir köprüler oluşturur. Diğer kripto varlıklardan ayrılan birçok yeni teknolojiye sahip olan DIA birçok kişi işin uzun vadeli bir yatırım aracı olarak görülmekte ve yatırımcılarda beklentileri yükseltmektedir.

FIL

Merkeziyetsiz bir alt yapıya sahip bir diğer FIL Web 3.0 tokenleri arasındadır. Halka açık bir şekilde piyasaya sürüldüğünden beri dünyanın lider borsalarında işlem görmektedir. Depolama alanında gösterdikleri başarı ile gelecekte kendisinden bu yönde beklenti büyüktür.

Audio

Solana alt yapısında kendine yer bulan AUDIO aslında eski adıyla herkesin daha iyi bileceği POA'dır. Müzik akış protokolüdür. Müzik endüstrisinin verimsizliklerini gidermek, sanatçılar ve sanatseverler arasındaki aracıları ortadan kaldırmak gibi oldukça istenilen bir alanda hizmet vermek için kurulmuştur. Web 3.0 dünyasının akla gelmeyecek her türlü ayrıntılı bu şekilde düşünerek yaratmış olduğu bu metaverse AUDIO ile kendini bir kez daha kanıtlıyor sanırız.

Grt

Graph GRT Web 3.0'dan bahsederek kriptoları da sonlandıralım. İlk olarak GRT ekibinden bahsetmek gerekirse arkasında Ethereum ekibinin olduğunu belirtmemiz gerekiyor. Graph ağı Web3 ekosistemi üzerinde yer alacak olan uygulamalara güç sağlaması planlanmş IPFS ve Ethereum ağlarını insdeksleyecek protokolün kendisidir. En yalın haliyle enerji protokolü ile veri beslemesi yapacak olduğunun ve WEB3 için ne kadar önemli olduğunun altını çizelim.

Benzer Yazılar

Gelbaba İşletme

Markanız için hemen işletme hesabı açın.

Hesap Aç
Gelbaba İşletme

Markanız için hemen işletme hesabı açın.

Hesap Aç

Benzer Yazılar

Gelbaba İşletmeye Katılın

Hemen ücretsiz kaydolarak üyeliğinizi başlatın.

Ücretsiz İşletme Hesabı Açın